“Katma Değeri Yüksek Ürünlerle Global Pazarda Daha Güçlü Yer Alabiliriz”

“Katma Değeri Yüksek Ürünlerle Global Pazarda Daha Güçlü Yer Alabiliriz”

08/08/2025/ETEXTILEMAGAZINE, GARMENTTECH ÖZEL, KONFEKSİYON, RÖPORTAJ Röportaj: Dilek HAYIRLI Alba Makina Satış Müdürü Mehmet Arslan: “Ütü makineleri, buhar jeneratörleri ve akıllı depolama sistemleriyle sadece tekstile değil, savunma sanayi ve gıda sektörlerine de yüksek teknoloji çözümleri sunuyoruz.” !assets/images/doa7574-353x235-1.jpg “doa7574-353x235-1”)Garment Tech İstanbul Fuarı’na katılan Alba Makina’nın Satış Müdürü Mehmet Arslan, firmanın Türkiye’de üretimini gerçekleştirdiği teknolojik ürünleri hakkında bilgi verdi. Arslan, tekstil sektöründeki yatırımların yavaşlamasına rağmen yüksek kaliteli makineleriyle sektöre katkı sunduklarını ifade etti. Arslan; “Türkiye’deki tekstil sektörünün gidişatına paralel olarak biz de büyük yatırımlar yapmıyoruz. Ancak makinelerimiz zaten Türkiye’deki en teknolojik makineler. Örneğin ürettiğimiz 4 geçişli buhar jeneratörleri, tip olarak Türkiye’de tek ve dünyada da ilk iki arasında yer alıyor.” dedi. Yapay Zekâ Destekli Akıllı Depolama Sistemlerine Yatırım Arslan, firmanın sadece tekstil sektörüne değil, savunma sanayi ve büyük ölçekli yabancı ortaklı firmalara da hizmet verdiğini belirterek, “İki ana ürün grubumuz var. Biri ütüleme makineleri, diğeri ise akıllı depolama sistemleri. Özellikle akıllı depolama sistemleri alanında savunma sanayi, yabancı ortaklı ya da yabancı firmalarla yoğun çalışıyoruz. Bu ürünlerde robotik sistemler ve yapay zekâya dayalı teknolojiler kullanıyoruz.” ifadelerini kullandı. “Fuarlar Yeni Pazarlara Açılmak İçin Önemli Fırsatlar Sunuyor” Alba Makina’nın fuarlara katılma motivasyonunun yeni müşteri kazanımı ve pazarlara erişim olduğunu vurgulayan Arslan, “Garment Tech İstanbul Fuarı’nda beklentimiz Balkanlar ve Yakın Doğu’dan müşterilerdi. Ancak İran-İsrail savaşı tüm planlarımızı bozdu. Bu da elimizde olmayan bir durum.” diye konuştu. “Ütüleme Süreçleri Robotik Sistemlere Evriliyor” !assets/images/doa7575-353x235-1.jpg “doa7575-353x235-1”)Konfeksiyon ve hazır giyim sektörünün teknolojik evrimine değinen Mehmet Arslan, özellikle ütüleme makinelerinde otomasyona geçişin hızlandığını belirtti: Arslan; “Gömlek, ceket, pantolon gibi ürünler için robotik ütüleme sistemlerine geçiliyor. Bu sistemler daha az iş gücü gerektiriyor ve daha fazla ürün ütüleyebildiği için işletmelere ekonomik avantaj sağlıyor. Bizim de bu yönde ürünlerimiz mevcut.” değerlendirmesini yaptı. “Ürünlerimizle Rakiplerimize Göre Daha Yüksek Verimlilik Sunuyoruz” Alba ürünlerinin sağladığı teknik avantajlara da değinen Arslan, “Bizim ütü masalarımızın üfleme ve emiş kapasitesi daha yüksek. Rakiplerin 100–110 milibar seviyesinde olan emiş gücüne karşın bizim makinelerimiz %30 daha fazla performans sunuyor. Fanlarımızı Almanya’dan getiriyoruz ve yüksek verimlilik elde ediyoruz. Bu da büyük marka müşterilerimizin bizi tercih etmesinde önemli bir etken. Ayrıca Türkiye’de üretmiş olduğumuz buhar jeneratörlerinin patlama riski yok, anında buhar veriyor. Bu konuda Türkiye’de imalat yapan firmalardan daha iyiyiz. Bunun sebebi de iş tecrübemizin fazla olması.” dedi. [wpcc-iframe loading=”lazy” width=”800” height=”450” src=”https://www.youtube.com/embed/KlwX07cIa0E?si=-xHnahmRI9dUjzG2” title=”YouTube video player” frameborder=”0” allow=”accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share” referrerpolicy=”strict-origin-when-cross-origin” allowfullscreen=””] “Konfeksiyon Dışındaki Sektörlerde Başarımız Artarak Devam Ediyor” 2025’in ikinci yarısına dair beklentilerini paylaşan Arslan, firmanın tekstil dışında da önemli sektörlere hizmet verdiğini belirterek şunları söyledi: “Biz firma olarak sadece tekstil sektörüne hizmet vermiyoruz. Kimya, gıda, kozmetik ve otelcilik gibi alanlarda da buhar jeneratörlerimizle güçlü bir yer edindik. Son dönemde ambalajlı gıdalar çok kullanılıyor. Bu firmalara yoğun satışlarımız oluyor. Özellikle çamaşırhane sistemlerinde birçok marka otel ile çalışıyoruz. Türkiye’de buhar jeneratörü üretiminde 1986’dan beri varız ve dünyada ilk dört arasındayız.” “Tekstil Sektöründe Kademe Kademe Küçülme Kaçınılmaz” Tekstil sektörünün Türkiye’deki sosyo-ekonomik yapıya etkisini değerlendiren Arslan, şu ifadelere yer verdi: “Konfeksiyon sektörü işsizliği emen bir sünger gibi. Sektör bir anda küçülürse bu sosyal yapı üzerinde ciddi etkiler yaratır. Bu yüzden daha kontrollü ve kademeli bir dönüşüm olmalı.” “Markalaşma ile Globalde Güçlenebiliriz” Son olarak Türkiye’nin üretim altyapısı ve insan kaynağına vurgu yapan Arslan, markalaşmanın önemine dikkat çekerek şöyle devam etti: “Bizim altyapımız da insan kaynağımız da bu dönüşüme hazır. Özellikle son 15 yıldır Türkiye’de üretim daha bilimsel yapılıyor. Artık endüstri mühendisleriyle çalışılıyor. Türkiye’deki fabrikalar, özellikle Mısır, Bangladeş, Ürdün ve hatta bazı Avrupa ülkelerine kıyasla çok daha donanımlı. Yeter ki Zara gibi birkaç Türk markası çıkaralım, o zaman fasoncu değil, tekstile ve konfeksiyona yön veren ülke oluruz.”